La Fontaine Masalları

Dünyaca ünlü fabl yazarı La Fontaine'nin nam-ı diğer la fonten'in masallarını sitemizde okuyabilirsiniz.
La Fontaine Masalları

Keloğlan Masalları

Keloğlan masalları okuyucularıyla buluşuyor. Sitemizde Keloğlan'ın tüm masallarını okuyabilirsiniz.
Keloğlan masalları

Ezop Masalları

Dünyaca ünlü fabl hikaye yazarı Ezop'un tüm ezop masallarını sitemizde ücretsiz bulabilir, okuyabilirsiniz.
Ezop Masalları

Karagöz Hacivat Konuşmaları Çocuk Sayfası

karagoz_hacivat
Çocuklara Karagöz Hacivat Konuşmaları

Çocuk Sayfası

HACİVAT – (Gelir ve söyler.) Gördün mü başıma geleni! Kararlaştırdığımız saat geldi ama Karagöz’üm meydanda yok! (Sevinçle) Aman, işte geliyor! (Seslenir.) Karagöz’üm çabuk ol!

KARAGÖZ – Bağırıp-durma, ben çabuk olamam!

HACİVAT – Çubuk değil… Gelmeyeceksin diye korktum

KARAGÖZ – Korktunsa git yıkan da gel!

HACİVAT – Öyle değil efendim! Sözlerimi yine yanlış anlayıp benim kafamı karıştırma!

KARAGÖZ – Köftehor, kel kafanı ben ellemem, kendi ellerinle karıştır.

HACİVAT – Yani, aklımı karıştırma demek istiyorum.

KARAGÖZ – Hay hay, karıştırmam Hacı Cavcav!

HACİVAT – Pekalâ, zamanında gelmen için verdiğim kol saatine hiç bakmadın mı?

KARAGÖZ – Baka baka az kalsın gözlerim şaşı olacaktı.

HACİVAT – O halde neden geç kaldın?

KARAGÖZ – Saatten bir şey anlayamadım ki… İçimde kıl gibi bir tel parçası kendi kendine dönüp-duruyor. Nasıl da yorulmuyor anlayamadım?

HACİVAT – Allah iyiliğini versin! Okula gitmezsen işte böyle saatten bir şey anlayamazsın?

KARAGÖZ – Köftehor, iftira etme! Dün okula gittim.

HACİVAT – Yaaa, aferin! Ne yaptın?

KARAGÖZ – Oğlumu kursa yazdırdım.

HACİVAT – Neyse… Kabahat bende ki, saatimi sana verdim. Hemen geri ver!

KARAGÖZ – Veremem!

HACİVAT – Aman Karagöz’ün, yoksa çaldırdın mı?

KARAGÖZ – Pataklarım ha, kim çıldırdı?

HACİVAT – Değil efendim, yani saatimi ne yaptın?


KARAGÖZ – Evdeki saat bozuk da, okula geç kalmasın diye oğluma verdim.

HACİVAT – Öyleyse benim ona hediyem olsun!

KARAGÖZ – Sağolasın Hacı Cavcav ama söyle bakalım beni buraya neden çağırdın?

KARAGÖZ – Efendim biliyorsun, çocuklar hâlâ bizi çok seviyorlar Karagöz’üm!

KARAGÖZ – Âmin, onu bilmeyen mi var!… Eksik olmasınlar!

HACİVAT – İşte bu sebeple, bir gazeteden teklif aldım.

KARAGÖZ – Nasıl besleyeceksin Hacı Cavcav?

HACİVAT – Yine ne anladın, ne beslemesi canım?

KARAGÖZ – Ne anlaması var mı? “Kirli kafeste keklik aldım.” demedin mi?

HACİVAT – Allah iyiliğini versin! Bir arkadaşım, çalıştığı gazetenin çocuk sayfasına
her hafta bizim de girmemizi istedi. Kabul ettim.

KARAGÖZ – Karagöz mü oynatacağız?

HACİVAT – Hah hah hah!… Gazetenin içinde Karagöz oynatılır mı? Sohbet yapacağız…

KARAGÖZ – Akşam yemeği için mi?

HACİVAT – Allah Allah, yine aklın yemeklere gitti.

KARAGÖZ – “Sulu et yapacağız.” Dedin ya!..

HACİVAT – Sulu et olur mu? Sohbet… Yani perdede yaptığımız gibi konuşacağız. Söylediklerimizi gazeteye yazacaklar. Çocuklar da okuyup eğlenecek, bizi daha çok sevecekler.
KARAGÖZ – Ne zaman konuşacağız Hacı Cavcav?…

HACİVAT – Canım işte konuşuyoruz ya!

KARAGÖZ – Söylediklerimizi neden kimse yazmıyor?

HACİVAT – Efendim, cebimde küçük bir ses kayıt aleti var. Bu kutu konuştuklarımızı aldı. Ben kaseti hemen matbaaya yetiştireyim de yazıya çevirip çocuk sayfasına koysunlar. Haydi hoşça kal Karagöz’üm! (Gider.)

KARAGÖZ – Güle güle!… (Söylenir.) Aklım ermedi. Seslerimiz kutudan çıkınca havaya karışıp kaybolursa ne olacak?… (Gider.)

Yorum yok

Yorum yaz