La Fontaine Masalları

Dünyaca ünlü fabl yazarı La Fontaine'nin nam-ı diğer la fonten'in masallarını sitemizde okuyabilirsiniz.
La Fontaine Masalları

Keloğlan Masalları

Keloğlan masalları okuyucularıyla buluşuyor. Sitemizde Keloğlan'ın tüm masallarını okuyabilirsiniz.
Keloğlan masalları

Ezop Masalları

Dünyaca ünlü fabl hikaye yazarı Ezop'un tüm ezop masallarını sitemizde ücretsiz bulabilir, okuyabilirsiniz.
Ezop Masalları

Keloğlan ile Balık

keloglan-ile-balik
Keloğlan ile Balık Masalı

Bir gün Keloğlan odun kesmek için ormanın yolunu tutar. Giderken “imdaat, beni kurtarın!” diye bir ses duyar. Sağına bakar soluna bakar kimyesi göremez. Aynı sesi tekrar duyar. Bakınırken bir de ne görsün! Toprağın üstünde bir balık “imdaat beni kurtarın!” diye bağırıyor. Meğerse balığı sudan çıkarmışlar. Kendini suya atacak birisi duysun diye bağırıyormuş, Keloğlan balığı suya atar.

Balık:

– Keloğlan benim hayatımı kurtardın. Sana minnet borçluyum. Sana hediye vermek istiyorum. Dağdan dönüşte bana uğra sana bir şey söyleyeceğim, der. Keloğlan dağdan döner. Suyun yanına gelir. Balık suyun kenarındadır. Balığa:

– Dönüşte bana uğra demiştin. Geldim, söyle ne diyeceksin?
– Şu dağı görüyor musun?
– Evet görüyorum?
– O dağın arkasında bir torba var. Falan yerde, git onu al, ihtiyacın olunca: Açıl susam açıl! dersin açılır. İhtiyacını karşılarsın. İhtiyacını karşılayınca: Kapan susam kapan! dersin kapanır. Fakat bu sırrı kimseye söyleme ki çaldırırsın, der. Keloğlan dağın arkasındaki torbayı alır. Eve getirir. Eve gelince anasına:

– Ana, ana! Bana bir balık bunu verdi, der. Anası:
– Keloğlum, keleşoğlum! bir balıktan ne beklenir. Nedir onun içindeki diye merak eder.

Keloğlan :

– Açıl susam açıl dersin açılır. Her istediğini verir. Kapan susam kapan deyince kapanır der. Keloğlan anasının yanında bunları söyler ve kocaman bir sofra açılır. Görmediklerini ve yemediklerini yerler. Karınlarını iyice doyururlar.

Keloğlan anasına:

– Ana ben bunu komşulara göstereceğim, der.

Anası:

– Keloğlum, bundan kimsenin haberi olmasın. Sır saklamasını bilmelisin. Yoksa çalarlar der. Keloğlan anasını dinlemez, gider komşuları çağırır, olanları anlatır. Torbayı gösterir açıl susam açıl der her istedikleri gelir. Komşularla birlikte yerler içerler. Kötü komşulardan birisi Keloğlan’ı kıskanır ve torbanın aynısını yapar, Keloğlanın sihirli torbası ile yer değiştirir. Ertesi gün Keloğlan karnı acıkınca torbaya:


– Açıl susam açıl! der torba açılmaz. İki kere daha der yine açılmaz. Keloğlan tekrar ormanın yolunu tutar. Suyun kenarına gelir. Balığa der ki:

– Balık, balık! Senin verdiğin torba birinci gün çalıştı. İkinci gün pıss… der.

Keloğlan sana bir torba daha var, aynı yerde git onu al. Ama kimseye gösterme, sırrını söyleme der. Keloğlan gider aynı yerden ikinci torbayı da alır eve getirir. Anasına:

– Ana ana! Balık bana bir torba daha verdi, der. Keloğlan ikinci torbayı da açar bakar ki bir de ne görsün? Sihirli bir değirmen. Çevirdikçe para çıkarıyor. Anası:

– Keloğlum, bunu bari kimseye gösterme, çalarlar yine parasız kalırız der. Keloğlan balığın da anasının da sözünü dinlemez yine komşuları çağırır. Sihirli değirmenin hünerlerini gösterir. Kötü komşu kötü bir değirmen yaparak, sihirli değirmeni ile yer değiştirir. Ertesi gün Keloğlan değirmeni çevirir çevirir para çıkmaz. Yine ormanın yolunu tutar. Balığa:

– Balık, balık ! Senin verdiğin değirmen birinci gün iyiydi, ikinci gün pıs…. Balık bu sefer kızar:
– Bak Keloğlan, bu son şans. Yine aynı yerde bir torba daha var. Git onu al. Dediklerimi yap der. Keloğlan eve gelir anasına:

– Ana ana! Bak bana balık bir şans daha tanıdı der. Keloğlan üçüncü torbayı da açar ve içine bakarlar ki bir tokmak. Bu tokmak, vur tokmadığım vur! deyince çalışır. Dur dokmağım dur deyince durur. Balık bu tokmağı hırsızları cezalandırmak için vermişti. Keloğlan tokmağı anlatmak için komşularına gösterir. Vur tokmağım vur deyince tokmak kötü komşunun başına vurmaya başlar. Onu eşek sudan gelinceye kadar döver.

Keloğlan:

– Demek bütün sihirli torbalarımı sen çaldın? ha! Der.

Kötü komşu:

– Hayır ben çalmadım, dedikçe tokmak vurur.

Sonra:

Evet ben çaldım, toprağın altına gömdüm. Gider bakarlar ki sofra çürümüş, değirmen paslanmış. Bu sırada tokmak Keloğlan’ın başına da vurmaya başlamış. Keloğlan acısından tokmağı nasıl durduracağını unutmuş. Eşek sudan gelinceye kadar dayak yer. Sır tutmamanın ve anasının, büyüklerin sözünü dinlemememin cezasını çeker. Evet, sizde büyük sözü dinlemez ve gerekli yerde sır tutmazsanız başarılı olamazsınız.

103 yorumlar

  1. Seda Eğilmez
    Bilmeden günümüzün anlam ve önemine uygun oldu.süper oldu.
    Yorum yaz 22 Kasım 2016 at 22:21
  2. Azerbeycandan Peri
    Cok guzel anlamli bir masal.tesekkurler
    Yorum yaz 22 Kasım 2016 at 23:33
  3. sude
    fazla uzun sanki.
    Yorum yaz 1 Aralık 2016 at 15:13
  4. Idil
    Çok güzel oglum okurken uyuya kaldı ☺emeginize sağlık
    Yorum yaz 4 Aralık 2016 at 15:17
  5. Hayretin
    Çok güzel anlamlı bir masal oğlum dinlerken uyudu :)
    Yorum yaz 13 Ocak 2017 at 23:07

Yorum yaz